İşsizlik, Güçsüzlük..
İşsizlik dünyanın en kötü durumlarından biri.Zamanın plansız harcanması, adam yerine konulmama, yakın çevreye kaygı, güvensizlik duygusu verme, ekonominin çarklarından kopuş, rahatlıkla para harcayamama, taksiye binememe, pizza söyleyememe, sinemaya gidememe, birikmeye başlayan kart borçları, arkadaşlarla dışarıda biryere oturunca ben sadece bir çay içeceğim deme, club e gidince 1 bira ile 2 saat geçirme, sıkıntıdan facebook'da her durum güncellemesine yorum yazma, gündüz apartmandaki komşularla muhatap olma, hastalık durumunda Florance, Memorial gibi özel hastanelere gidememe. "Bir gelişme var mı? "sorusuna bahanelerle yanıt ver me. Bu sorunun daha gelişmiş versiyonu olan " Ne zaman çalışacaksın" 'a cevap verme. Yapılan yorumları dinleme. En belli başlıları " işsiz çok zaten, iş bulmak çok zor""Artık bir lisan bile yeterli değil, ikincisini , üçüncüsünü soruyorlar." İngilizceyi bile tam anlamıyla konuşan az insana rastladım. "Artık, bir üniversite yetmiyor, herkes master yapıyor" Yönetici olan arkadaşların hiçbirinin yapmadığını biliyorum. Biranönce iş hayatına atılmışlardı. "Keşke eski işinden ayrılmasaydın" gibi.. bilip bilmeden uzar gider bu klişe sorular yorumlar.
Aklında başka girişimlerle ilgili projelerde vardır. Ama yeterli paran yoktur. Yetse bile risk almaktan çekinirsin.Çalışma hayatının, memur ruhuyla, girişimcilik zordur.
Tüm bunlara rağmen,özgüvenle görüşme için masaya oturman, kendini satman gerekir. Gerekli , gereksiz, formalite sorulara cevap vermek gerekir. Zordur bu dönem....
Mal Gibiyiz..
İnsankaynakları ilanı, ihale gibidir. Gider sunarsınız kendinizi. Neyi ne kadar sürede vereceğinizi anlamaya çalışır karşıdaki, kontratçı taraf. Spekleri tam karşılıyor musunuz? Uygun musunuz, değil misiniz? Keşke sadece mal olsanız. İşin sosyolojik, psikolojik boyutları da varki; aslında çok üstün nitelikli insan olması gerekir diye düşünüyorum seçicinin. Bir nevi insan sarrafı.Analiz etsin, kim olduğunuzu söylesin.Bu zordur. Bir saatlik konuşmayla, yani maldan bir numuneyle ilersini görmek. Sektorunde ileri gelen birkaç firmanın mülakatlarının biriki gün sürdüğünü duymuştum. Hatta bir arkadaşımı yöneticisi yemeğe çıkarmıştı ilk görüşmeden sonra..
Değerlendirmeyle ilgili örnekler çok.Tr'de arge ağırlıklı çalışan saygın kuruluşlardan birinde yönetici olan arkdaşım ve diğer yöneticiler, mülakatına girdikleri mühendislik mezunu adayı,iyi dereceyle mezun olmasına rağmen, sosyal olduğu için, çok konuştuğu için uygun bulmadıklarını söylemişlerdi Başvurulan pozisyon masabaşı bir işti. Bütçe ve analizle ilgiliydi. Çok sosyal buldukları kişinin o pozisyonda sıkılıp kısa sürede kaçacağını düşünmüşler.
Birincisi bunu aday kendi adına düşünebilir yani işe kabul olma durumunda, bunun uzun dönemli bir iş olup olmadığına karar verebilirdi.
Değerlendirmeyle ilgili örnekler çok.Tr'de arge ağırlıklı çalışan saygın kuruluşlardan birinde yönetici olan arkdaşım ve diğer yöneticiler, mülakatına girdikleri mühendislik mezunu adayı,iyi dereceyle mezun olmasına rağmen, sosyal olduğu için, çok konuştuğu için uygun bulmadıklarını söylemişlerdi Başvurulan pozisyon masabaşı bir işti. Bütçe ve analizle ilgiliydi. Çok sosyal buldukları kişinin o pozisyonda sıkılıp kısa sürede kaçacağını düşünmüşler.
Birincisi bunu aday kendi adına düşünebilir yani işe kabul olma durumunda, bunun uzun dönemli bir iş olup olmadığına karar verebilirdi.
İkincisi, işyeri sosyalleşme yeri değildir.İş yapma yeridir. Sosyalleşme ihtiyacını karşılayabilen kişi, bu sıkıcılığı kaldırabilir.Yani işyerleri ne kadar sosyal gibi gözükse de, sonuçta işyeridir. Reklamcılık, halkla ilişkiler, aktif satış .. vb olsa işiniz bence aynı stresi, disiplini, içinde barındırmak zorundadır. Ne kadar sosyal bir iş olsa da,yakın arkadaşlarnızın, sevgililerinizin, gerçek anlamda iletişim kurduğunuz insanların sayısı değişmez. Sosyal işin, asosyal işten bir farkı yoktur bence. Bütçe işi için de başvuruda bulunan kişiye, iyi bir akademik geçmişe sahip olmasına rağmen şans vermemek o kişiyi hak etmediği şekilde demotive etmek mantıklı mı?
Masaya oturduğunuzda elektrik denen şey önemlidir.Hatta iş en son
nokta da olabilir...
Ne yaptığınız, nasıl yaptığınız, extra neyi bildiğiniz çok prim yapar şeyler değil. Masada konuşulanların nerdeyse büyük kısmı boş gibi. Elektrik alma verme, izlenimden başka bir şey değil.2 sayfa A4 e yazacak bir şeyler varsa, masada nasıl durduğunuza bağlı her şey.
Masaya oturduğunuzda elektrik denen şey önemlidir.Hatta iş en son
nokta da olabilir...
Ne yaptığınız, nasıl yaptığınız, extra neyi bildiğiniz çok prim yapar şeyler değil. Masada konuşulanların nerdeyse büyük kısmı boş gibi. Elektrik alma verme, izlenimden başka bir şey değil.2 sayfa A4 e yazacak bir şeyler varsa, masada nasıl durduğunuza bağlı her şey.
Bir de bu ilanlarda öyle maddeler yazar ki; her şeyi isterler.Tercihen mühendislik, analitik düşünme, iletişim becerisi… o , bu.. Ne kadar iyi analitik düşünülürse iletişimin zayıfladığını düşünürüm hep.
Yani sayısal hesaplamaları iyi yapan insanlar , sonuca çabuk ulaşmak isterler. Matematikleri güçlüdür. Algoritma kurabilirler. Kolay simülayon yaparlar. Bir de vır, vır konuşkan tipler vardır. Analitikçinin bir cümleyle anlattığı şeyi, hatta konuşmaya tenezzül etmeyeceği şeyi 10 cümlede anlatanlar. İşyerinde bir şey olduğunda bunu ilk dillendirenler, maille rapor atanlar, topu üstünden atanlar. Her şeyi her dakika üstüne söyleyenler. Hep haklıdırlar. Çünkü dışını içine çıkarır, şüphe uyandırmazlar.. Bir miktar yanılsama da vardır. Ağzın iyi laf yapması, politik olmak matematikten uzaklaşmaktır…
Hep çok şey isterler elaman ararken..Maddeler uzar. Tecrübe isterler ki, olsa dahi her yeni firmada yenilenir bu tecrübe. Satıcılar değişir, alıcılar değişir, sistem değişir… Ortama alışmak 1-2 hafta.. İşi öğrenmek 1-2 ay. Katma değer sağlamak, proaktif olmak, işin dalaverelerini öğrenmek, şov yapmak, 6 aya kadar uzar.
Kısaca, işsiz birçok insan var. Neden olmuyor ya da neden çağrılmadım diye bir başarısızlık unsuru ararken, depresyona girerken, bazı şeylerin fazla büyütülmemesi gerektiğini anlatmaya
Çalışıyorum. Bu işin gerçek bir tekniği yok. Kolay bir insansınız ya da değilsiniz. Kolay biri yseniz ve laf ebesiyseniz, yani güven uyandırıyorsanız, işin çoğu başarılmıştır…